Wimbledon, 1957: Dünyanın en prestijli turnuvasının geleneksel hazırlıkları All England Çim Tenisi ve Kroket Kulübü'nde yapılıyor, ancak çok az kişi bunun tarihe geçecek bir turnuva olacağının farkında… Tüm bunlar, Güney Carolina'da doğan ve New York, Harlem sokaklarında büyüyen 29 yaşındaki bir kız sayesinde. Finalde vatandaşı Darlene Hard'ı 6-3 ve 6-2'lik skorlarla mağlup eden Althea Gibson, Wimbledon'da tekler turnuvasını kazanan ilk Afrika kökenli Amerikalı kadın oldu.
Onun zaferi, o zamanlar dünyanın en ayrıcalıklı sporlarından birinde “renk bariyerini” kesin olarak kırıyor. Althea, kupayı doğrudan Kraliçe II. Elizabeth'in elinden alır; bu, yalnızca birkaç yıl önce Harlem gettosunda büyüyen bir kız için düşünülemez bir olaydır. Ertesi yılki “tekrar”ıyla beslenen efsanesi, Gibson'dan sonra Wimbledon'da çimlerde kazanan tek iki isim olan Venus ve Serena Williams gibi efsanevi şampiyonların önünü açtı.
Ve şimdi Coco Gauff umut ediyor: Delray Beach'ten 22 yaşındaki tenisçi, kariyerinde ilk kez All England Club'da yarı finale yükseldi ve adını Şampiyonaların Onur Listesi'ne yazmak istiyor.
Onun zaferi, o zamanlar dünyanın en ayrıcalıklı sporlarından birinde “renk bariyerini” kesin olarak kırıyor. Althea, kupayı doğrudan Kraliçe II. Elizabeth'in elinden alır; bu, yalnızca birkaç yıl önce Harlem gettosunda büyüyen bir kız için düşünülemez bir olaydır. Ertesi yılki “tekrar”ıyla beslenen efsanesi, Gibson'dan sonra Wimbledon'da çimlerde kazanan tek iki isim olan Venus ve Serena Williams gibi efsanevi şampiyonların önünü açtı.
Ve şimdi Coco Gauff umut ediyor: Delray Beach'ten 22 yaşındaki tenisçi, kariyerinde ilk kez All England Club'da yarı finale yükseldi ve adını Şampiyonaların Onur Listesi'ne yazmak istiyor.

Bir yanıt yazın