Vrindavan merkezli manevi lider Premanand Maharaj, manevi rehberliğin önde gelen, saygı duyulan ikonlarından biri olmuştur. Bir süredir böbrekleriyle ilgili ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya.
YouTuber Elf Yadav'ın yakın tarihli bir videosunda Premanand Ji, “Ab swasth kaise thik hoga, dono böbrek yetmezliği hai” dedi. (Sağlığım şimdi nasıl iyileşecek? Her iki böbreğim de iflas etti) Premanand Ji'nin son videolarında bile yüzü gözle görülür şekilde şişmiş ve kırmızı görünüyor, bu da böbrek durumunun sağlığına ne kadar zarar verdiğini gösteriyor. ABP Live'a göre kendisi aynı zamanda tam gün diyalize giriyor. Ayrıca adanmışların böbrek bağışı taleplerini de reddetti.
Hastalık nedir?
Premanand Maharaj'ın polikistik böbrek hastalığı (PKD) adı verilen genetik bir hastalıktan rahatsız olduğu bildiriliyor. Ulusal Böbrek Vakfı'na göre bu hastalık, böbreklerde sıvı dolu kistlerin büyümesine neden oluyor. Çok fazla kist oluştuğunda veya çok büyüdüğünde böbrekler zarar görebilir. Zamanla kistler böbreği ele geçirebilir, işlevini etkileyebilir ve böbrek yetmezliğine yol açabilir.
Benzer şekilde Johns Hopkins Medicine'in başka bir raporunda böbrekler etkilendiğinde kanı filtreleme yeteneklerinin zayıfladığı açıklandı. PKD aynı zamanda ilerleyici olarak da etiketlenir, yani zamanla giderek kötüleşir. Ayrıca PKD'nin iki türü vardır: Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı ve Otozomal Resesif Polikistik Böbrek Hastalığı. İkincisi daha nadirdir ve doğumda teşhis edilir. Otozomal dominant PKD'nin genellikle tedavisi yoktur ve kaçınılmaz böbrek yetmezliği diyaliz ve transplantasyon gerektirir.
AYRICA OKUYUN: Doktor, bu 8 semptomun böbreklerinizin iflas ettiği anlamına gelebileceğini söylüyor: Böbrek hastalığı riski altında mısınız?
Başlıca genetik riskler
Polikistik böbrek hastalığı aileden nesile aktarılır. PKD Vakfı'na göre bu hastalıktan genetik mutasyonlar sorumludur. Genetik risklerden iki gen sorumludur: PKD1 ve PKD2. PKD1 ve PKD2 genleri polisistin-1 ve polisistin-2 adı verilen proteinleri üretir. Böbrek ve karaciğer hücre fonksiyonlarını kontrol ederler. Ayrıca sıvı dengesini de düzenlerler, tübülleri oluştururlar ve büyümeyi sağlarlar. PKD1 veya PKD2 genlerindeki mutasyonlar bu böbrek hücrelerinin anormal hareket etmesine neden olur ve kist oluşumuna yol açar.
PKD1 genindeki mutasyonlar daha yaygındır ve otozomal dominant PKD'nin yüzde 85'inden sorumludur. Ayrıca PKD2 mutasyonlarından daha şiddetlidir, çünkü PKD1 mutasyonu olan kişiler de daha erken diyalize ihtiyaç duyar.
Üstelik eğer ebeveynler bu genetik mutasyonu taşıyorsa, yavruların da bunu 'baskın bir şekilde' miras alma potansiyeli vardır. 2009 yılında Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı üzerine yapılan bir araştırma, her çocuğun hastalığa yakalanma şansının yüzde 50 olduğunu gösteriyor. Bir ebeveynde bu hastalık varsa, çocuklarına da bu hastalığı kapma şansı 50/50'dir.
Araştırmacılara göre, kalıtsal olarak bu hastalık yüzde 100 oranında yayılıyor; bu da hatalı geni miras alan herkesin hayatının bir döneminde bu otozomal dominant polikistik böbrek hastalığına yakalanacağı anlamına geliyor. Genetik yatkınlık uykuda kalmayacak ve sonunda ortaya çıkacaktır.
Okuyuculara not: Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel tıbbi tavsiyenin yerine geçmez. Tıbbi bir durumla ilgili sorularınız için daima doktorunuzun tavsiyesine başvurun.

Bir yanıt yazın