Afrika’da neden daha fazla pragmatizme ihtiyacımız var?


WELT yazarı Christian Putsch
Kaynak: Migal Van Aş
Nijer’de askeri cuntanın iktidara gelmesinden bu yana AB, bir zamanların yakın ortağıyla arasına mesafe koydu. Yabancılaşmanın son sinyali: Göç anlaşmasının sonu. Brüksel elbette darbecilere kucak açamaz. Ama biraz daha realpolitik yapılması yerinde olur.
DOrtaklarla çalışmak uzlaşma gerektirir. Avrupa Birliği (AB), Türkiye ile yapılan göç anlaşmasının da gösterdiği gibi, kesinlikle bu prensibi takip ediyor. Ancak Nijer’de son zamanlarda kişinin ne kadar ileri gidebileceği ve gitmesi gerektiği sorusu daha da fazla ortaya çıktı.
Oradaki askeri cunta, Avrupa ile sıkı işbirliğinin temelini oluşturan göç yasasını şimdi bozdu: AB milyarlarca dolar ödedi, Nijer yüzbinlerce göçmenin Libya’ya ve nihayetinde Avrupa’ya geçişini engelledi. Bu iş ilişkisi göz önüne alındığında AB, Nijer’de yaratıcı muhasebeye zaten göz yumuyor. Avrupalı diplomatlar da eski Cumhurbaşkanı Mahamadou Issoufou’nun, iki yıl önce iktidarı Mohamed Bazoum’a devretmesi sonrasında Mo İbrahim’e Demokrasi Teşviki Ödülü’nü vermesini destekledi.
Eski Avrupalı lobiciler Issoufou’nun, dört ay önce Bazoum’a karşı yapılan darbenin iplerini elinde tuttuğundan da şüpheleniyor. Başkan, kendisini resmen istifaya zorlamak isteyen askeri cuntanın esareti altında. Halen dimdik ayaktadır, dimdik bir adamdır. Almanya ve İtalya da göç paktı nedeniyle cuntayla görüşmelere başlamayı düşünüyorlardı. Ancak sonuçta, bugüne kadar bunu hala reddeden Fransa’yı takip ettiler.
Görüşmelerin farklı bir sonuca yol açacağı şüpheli. Çünkü cunta, göç meselesi nedeniyle içeride büyük bir baskı altındaydı. Avrupa bütçe desteğini askıya almanın da bir alternatifi yok. Elbette generaller de protokol onuruyla kabul edilemez. Ancak AB, Fransa’nın Sahel’deki hatalarını tekrarlama riskiyle karşı karşıya. Fransa, sınır dışı edildiği eski sömürgelerine karşı aşağılayıcı bir sertlikle davranıyor.
Son dönemdeki darbe dalgası korkutucu. Ancak Batı’nın demokrasi anlayışının tek standardının bir faydası yok. Kamuoyu yoklamalarına göre darbeyi, yetersiz yönetişim göz önüne alındığında meşru bir araç olarak gören bir nüfusta hassasiyet eksikliği var. Ayrıca seçimlerin çoğu zaman iktidarda değişiklik ihtimalinin çok az olması nedeniyle. Bunun gelecekte daha pragmatik bir iletişim stratejisine dahil edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde Afrika ile Avrupa arasındaki uçurum daha da büyüyecektir. Afrika ile Rusya arasındaki ise daha küçük.


Bir yanıt yazın