Çinli bir araştırma gemisi, elektro-hidrostatik aktüatör (EHA) kullanarak 3.500 metre derinlikte bir kabloyu kesmeyi başarıyla test etti. Bu şekilde, örneğin onarımların çok daha az çabayla gerçekleştirilmesi mümkün olur. Çin devlet medyasının kablo ve boru hatlarının inşası ve bakımında büyük ilerleme olarak kutladığı gelişme, Batılı ülkelerde ve Tayvan'da endişelere yol açıyor. Teknolojinin kolaylıkla su altı veri kablolarını sabote etmek için kullanılabileceğinden korkuyorlar.
Reklamdan sonra devamını okuyun
Devlet haber ajansına göre
Yeni teknoloji çok zaman kazandırıyor
Schneider'ı özel kılan şey, geleneksel sistemlerde olduğu gibi harici bir yağ hattının bulunmamasıdır. Bunun yerine EHA, hidrolik sistemi, elektrik motorunu ve kontrol ünitesini kompakt, kendi kendine çalışan bir cihazda birleştiriyor ve bu da özellikle daha büyük derinliklerde kullanımı kolaylaştırıyor. Cihaz potansiyel olarak küçük, insansız su altı araçlarına da monte edilebilir. Birkaç yıl öncesine kadar, açık denizdeki bir boru hattının büyük derinliklerde kesilmesi birkaç saat sürüyordu. Yeni teknolojinin zaman dilimini çok aza indirdiği söyleniyor.
Uzmanlar, yeni teknik başarının ikili kullanım potansiyelinden korkuyor. Çin, cihazı yalnızca sivil amaçlarla kullanmak istediğini vurgularken, aynı zamanda devletin Güney Çin Denizi'ndeki su altı altyapısının neredeyse tamamını sabote etmesine de olanak sağlıyor. Tayvan, geçmişte Çin'in denizaltı kablo arızalarına neden olduğundan defalarca şüpheleniyordu. Çinli bir kaptan yakın zamanda Tayvan açıklarındaki bir denizaltı kablosuna zarar verdiği için hapis cezasına çarptırıldı. Kablolar olmasaydı, Çin'in hak iddia ettiği ada cumhuriyeti büyük ölçüde uluslararası veri ağlarına bağımlı olacaktı. Çin herhangi bir müdahaleyi reddetti.
Uzmanlar ikili kullanım potansiyelinden korkuyor
Denizaltı kablolarının büyük derinliklerde kesilmesi, onarımları önemli ölçüde daha karmaşık hale getirecek, bu da arızaların daha uzun süreceği anlamına gelecektir. Buna ek olarak, hızlı bir kesici alet, bir devletin dünya çapında sınırlı sayıdaki onarım gemisini siparişlerle doldurmasına olanak tanır. Çin'in yanı sıra ABD ve Rusya'nın da büyük derinliklerdeki denizaltı kablolarını kesme veya sabote etme kabiliyetine sahip olduğu söyleniyor. Dünya çapında toplam 1,7 milyon kilometre denizaltı kablosu bulunmaktadır. Uzmanlar, bu altyapının korunması amacıyla düzenlenen zirvede denizaltı kablo bağlantılarının daha dayanıklı hale getirilmesine yönelik tedbirleri tartıştı. Elbette aksaklıkların çoğu doğal afetlerden ve çapaların karıştığı kazalardan kaynaklanıyor.
Reklamdan sonra devamını okuyun
Denizaltı kablolarına sabotaj tehlikesi, son yıllarda Baltık Denizi'nde veri ve güç kablolarının birçok kez kesintiye uğramasıyla Avrupa'da da gündeme geldi. Bu vakalarda özellikle Rusya'nın gölge filosuyla gemilere karıştığından şüpheleniliyordu. Örneğin Rus casus gemisi Yantar'ın kimliği Avrupa denizaltı kablolarının haritasını çıkarırken tespit edildi. Bazı durumlarda Çin'in de olaya karıştığından şüpheleniliyordu. Bu bağlamda, bir AB raporu zaten denizaltı kablo altyapısında Avrupalı olmayan oyunculara bağımlılık konusunda uyarıda bulunmuştu. Yasal olarak devletler, uluslararası sularda deniz altı kablolarını kestiklerinde gri alanlarda faaliyet göstermektedir. İnternet kesintilerinin ekonomik etkisi göz önüne alındığında, denizaltı kablolarının sabotajı hibrit savaş aracı olarak değerlendiriliyor. Buna karşılık AB, sabotajlara karşı dayanıklılığı artırmak amacıyla denizaltı kablolarının güvenliğine 347 milyon Euro yatırım yapıyor.
Ayrıca okuyun
(mki)

Bir yanıt yazın