Uykunun beyindeki onarıcı etkisini yeniden yaratın, ancak uyanıkken. Bu, ABD'li araştırmacılardan oluşan bir ekibin hayvanlar üzerinde yürüttüğü bir çalışmada elde edilen hedeftir. ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri (Nih) tarafından finanse edilen çalışma, Uyurken zihnimizin kendisini nasıl yeniden dengelediğine dair yeni ayrıntılar. Çalışmanın ilgili yazarı, Wisconsin-Madison Üniversitesi Psikiyatri profesörü İtalyan bilim adamı Chiara Cirelli şöyle açıklıyor: “Esasen, beynin yerel bir bölgesinde uykuyu zorluyoruz. Bu kısım anıları pekiştirirken ve öğrenme yeteneğini geri kazandırırken, diğer kısımlar aktif, uyanık ve çevreye bağlı kalıyor.”
Araştırmacılar, uyanık farelerin beyinlerinin küçük bölümlerinde belirli aktivite kalıplarını uyararak, normalde yalnızca uyku sırasında meydana gelen sinir bağlantılarının yeniden kalibre edilmesini tetiklediler. Bu yeni yaklaşım, uyku yoksunluğunun hafıza görevleri üzerindeki etkilerini telafi etti ve onarıcı etkisi için kritik olan uyku özelliklerini ortaya çıkardı. Yetişkin uykusunun yaklaşık %80'ini oluşturan REM dışı uyku (NREM), anıları oluşturan nöronlar arasındaki bağlantıların değerlendirildiği aşamadır. Bu aşamada beyin, uzun süreli koruma için önemli olan bağlantıları korur, daha az gerekli olanları ortadan kaldırır ve yeni bağlantılar için alan yaratır. Cirelli ve meslektaşları daha önce uykudan yoksun koşullar altında hem farelerin hem de insanların uyanıkken bile yerel yavaş dalga beyin aktivitesini (REM dışı uykunun ayırt edici özelliği) gösterebildiğini göstermişti. Uyku benzeri aktivitelerdeki yoksunluğun neden olduğu bu düşüşler, faydalı olamayacak kadar ara sıra ve kısa süreli olabilir, ancak bulgular, bu aktivitenin daha uzun, daha sistematik bir versiyonunun olası etkileri hakkında soruları gündeme getirdi.
Yeni araştırmada, yazarlar beynin bir tarafında ritmik açma-kapama aktivitesini tetiklemek için ışık atım implantları ve genetik modifikasyonların bir kombinasyonunu kullandılar REM dışı uyku sırasında ortaya çıkan kalıpları taklit ederek, bir seferde 30 dakika boyunca uykusuz bırakılan fareler. Fareler uyurken, yazarların uyardığı belirli beyin bölgelerinde yavaş dalga aktivitesi daha düşüktü, bu da uyku ihtiyacının daha düşük olduğunu gösteriyordu. Daha sonraki deneyler, bu etkinin, bazı bilim adamlarının uyanıklığın neden olduğu nöronal yorgunluğun iyileşmesi için çok önemli olduğunu belirttiği nöronal aktivitedeki genel azalmaya bağlı olmadığını, daha ziyade açma-kapama aktivitesinin spesifik alternatif modeline bağlı olduğunu ileri sürdü.
Araştırmacılar, uykunun önemli olduğu dokunsal hafızaya ilişkin davranışsal bir test yoluyla bu müdahalenin potansiyel faydalarını araştırdılar. Her iki beyin yarıküresinin motor ve duyusal bölgelerinden uyarı alan uykusuz fareler, yeterli dinlenme alan farelerle benzer şekilde performans gösterdi. Stimülasyon almayan uykusuz fareler önemli ölçüde daha kötü performans gösterdi.
Gelecekteki çalışmalarda Cirelli, daha az invaziv transkraniyal stimülasyon teknolojisi kullanılarak benzer etkilerin insanlarda da kopyalanıp kopyalanamayacağını test etmeyi amaçlıyor. NIH bünyesinde, araştırmayı finanse eden Ulusal Nörolojik Bozukluklar ve İnme Enstitüsü'nün (NINDS) geçici yöneticisi olan Amy Bany Adams, “Bu araştırma, neden uyuduğumuzun ve nasıl öğrendiğimizin nedenlerini daha da çözerek bizi bilişsel gerilemeyi nasıl daha iyi önleyip tedavi edebileceğimizi anlamaya daha da yaklaştırıyor” sonucuna varıyor.

Bir yanıt yazın