Almanya artık Trump tarzı tarifeleri destekliyor

Financial Times'ın (FT) özel bilgilerine göre Almanya, gelecekte ucuz Çin ithalatını daha hızlı ve daha spesifik olarak sınırlayabilecek yeni AB planlarını destekliyor.

Rapora göre federal hükümet, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un girişimini destekliyor. Amaç, ABD hükümetinin adil olmayan ticari uygulamalarla suçlanan ülkelere karşı gümrük vergileri veya ithalat kotaları uygulayabileceği Amerikan “Bölüm 301” belgesinin Avrupa versiyonudur.

Donald Trump yönetimindeki Amerikan gümrük politikasını sert bir şekilde eleştiren Avrupa, Trump'ın yakın zamanda icat etmediği ancak neredeyse hiçbir ABD başkanı gibi kullanmadığı bir enstrümanı tartışıyor.

Alman otomotiv endüstrisini korumak için Çin'e sert gümrük vergileri mi geliyor?

Şu ana kadar Almanya ve diğer birçok AB ülkesi açık pazarların savunucusu olarak görülme eğilimindeydi. Tabii ki değişim daha da dikkat çekici. FT'ye göre Fransa'nın planlarına Almanya'nın yanı sıra Hollanda, Belçika ve Polonya da destek veriyor.

Arka planda ise Avrupa'nın Çin ile artan ticaret açığı var. Aylardır Brüksel'de, Çinli şirketlerin devlet desteğiyle Avrupa pazarına daha fazla mal sürdüğü yönündeki endişeler artıyor. Çelik, kimya, pil, güneş enerjisi teknolojisi ve otomotiv endüstrisi gibi sektörler özellikle etkileniyor.

AB, Çin'in aşırı kapasitesine karşı yeni silahlar arıyor

Macron, Mayıs ayında Amerikan “Bölüm 301” aracının Avrupa versiyonunun oluşturulmasını zaten önermişti. Amerika Birleşik Devletleri'nde bu araç, hükümetin haksız rekabet uygulamalarıyla suçlanan ülkelere karşı hızlı bir şekilde tarifeler veya diğer ticari kısıtlamalar getirmesine olanak tanıyor.

Çok sayıda diplomat FT'ye böyle bir araca yönelik desteğin son zamanlarda önemli ölçüde arttığını doğruladı. Gazetenin aktardığına göre üst düzey bir AB diplomatı, “Çin, ekonomik güvenliğimizi tehdit edecek şekilde pazar hakimiyetine ulaşırsa, biz de gümrük vergileri uygulamak zorunda kalabiliriz” dedi.

Avrupa'daki ruh hali son birkaç hafta içinde gözle görülür biçimde değişti. Fabrikaların kapanması, zayıf ekonomik veriler ve artan rekabet baskısı birçok hükümeti alarma geçirdi.

Çin'e karşı şansımız yok mu? Hedge fonları VW, BMW ve Mercedes'in düşüşüne güveniyor

Almanya Fransa'ya yaklaşıyor

Bu gelişme aynı zamanda Almanya'nın ticari konularda Fransa'ya göre çok daha temkinli davranması nedeniyle de dikkate değer. Pek çok Alman şirketi Çin pazarıyla yakından bağlantılı ve Pekin'in karşı önlemlerinden korkuyor. Ancak şu anda Berlin'de, Çin'in kapasite fazlasının Avrupa pazarı üzerinde artan bir baskı oluşturabileceğine dair endişeler artıyor gibi görünüyor.

OECD'ye göre Çin, devlet sübvansiyonlarını diğer birçok sanayileşmiş ülkeye göre çok daha fazla kullanıyor. Ancak Pekin, haksız rekabet koşulları suçlamalarını düzenli olarak reddediyor.

Sadece tarifeler değil, ithalat kotaları da

FT'ye göre tartışmalar sadece ek tarifelerle ilgili değil. İthalat kotalarından da olası bir seçenek olarak bahsediliyor. Bu, belirli sektörlerin ithalat akını nedeniyle baskı altına girmesi durumunda AB Komisyonu'nun daha hızlı tepki vermesine olanak tanıyacak.

Avukatların bakış açısına göre mevcut araçlar artık yeterli değil. Mevcut koruyucu önlemler genellikle çok yavaş etki gösteriyor veya asıl hedef olmayan önemli ticaret ortaklarını da etkiliyor.

G7 zirvesinin ardından AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa'nın sanayi, teknoloji, enerji ve savunma alanlarında dayanıklılığını güçlendirmesi gerektiğini söyledi. Bu aynı zamanda gerekli olması halinde Avrupa pazarının korunmasını da içermektedir.

Önerilerin hayata geçirilip geçirilmeyeceği ve ne zaman uygulanacağı henüz belli değil. Ancak bir şey zaten açık: AB'nin Çin politikası daha da katı hale gelecek ve bu sefer Almanya yavaşlayanlardan biri değil.

Geri bildirim gönder

Konu hakkında daha fazlasını okuyun


Yayımlandı

kategorisi

yazarı:

Etiketler:

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir