Araştırmacılar raporu
Bu şekilde uyuyan herkes kalp hastalığı riski taşıyor
Güncellendi: 13 Mart 2026 – 07:37Okuma süresi: 2 dakika

Uyku apnesi gibi uyku sorunları sadece gece dinlenmesini bozmaz. Yeni bir çalışma aynı zamanda hızlandırılmış damar yaşlanmasıyla da bir bağlantı olduğunu gösteriyor.
Uyku apnesinin uzun süredir kardiyovasküler hastalık için olası bir risk faktörü olduğu düşünülüyor. Yeni bir uluslararası çalışma, hastalığın daha şiddetli ve dalgalı şiddetinin kan damarlarının yaşlanmasını hızlandırabileceğini öne sürüyor.
Bir araştırma ekibi 20 ülkeden 29.653 yetişkinin verilerini değerlendirdi. Katılımcılar evde dijital cihazlar kullandılar: yatağın altında uyku apnesini ve horlamayı kaydeden bir sensörün yanı sıra nabız dalga hızını (PWV) ölçen akıllı bir ölçek.
Nabız dalgası hızı, kanın basınç dalgasının arterlerde ne kadar hızlı hareket ettiğini tanımlar. Bu değer ne kadar yüksek olursa damarlar o kadar sert olur. Sert arterler, damar yaşlanmasının bir göstergesi olarak kabul edilir ve kardiyovasküler hastalık riskini artırır.
Çalışmaya katılanlar ortalama 52 yaşındaydı ve vücut kitle indeksleri (BMI) 27,3'tü (fazla kiloya karşılık geliyor). Yaklaşık yüzde 84'ü erkekti.
Yaklaşık dört yıllık bir gözlem süresi boyunca net bir bağlantı ortaya çıktı: Uyku apnesi ne kadar şiddetliyse, nabız dalga hızı da o kadar yüksek. Bu ilişki yaş, cinsiyet ve vücut ağırlığı dikkate alındığında bile devam etti.
Bir başka sonuç ise özellikle dikkat çekiciydi: Solunum bozuklukları geceden geceye büyük ölçüde dalgalanan hafif uyku apnesi olan kişiler, şiddetli uyku apnesi olan kişilerle benzer PWV değerleri gösterdi. Bu, yalnızca hastalığın ortalama şiddetinin değil, aynı zamanda değişkenliğinin de kardiyovasküler riskte rol oynayabileceğini göstermektedir.
Ağır horlama, uyku apnesinin şiddetinden bağımsız olarak daha yüksek PWV değerleriyle de ilişkilendirildi. Horlama bu nedenle artmış kardiyovasküler riskin bir göstergesi olabilir.
Araştırmacılar, birkaç gecede yapılan ölçümlerin önemli bilgiler sağlayabileceğini vurguluyor. Uyku laboratuvarındaki klasik uyku çalışmaları genellikle yalnızca tek bir geceyi kaydeder ve bu nedenle dalgalanmaları gözden kaçırabilir.

Bir yanıt yazın