Bernardo Cantz
(Resim: MMD Creative / Shutterstock.com)
Bilgisayarlar yakında sağlığı, eğitimi ve siyasi tutumları sizin söz hakkınız olmasa bile sesinizden okuyacak.
Bir arkadaşınızla konuştuğunuzda genellikle onun nasıl hissettiğini hemen fark edersiniz. Çünkü çoğu zaman ses tonu onun mutlu mu üzgün mü olduğunu, enerji dolu mu yoksa bitkin mi olduğunu anlatmak için yeterlidir.
Duyurudan sonra devamını okuyun
Bilgisayarlar artık insanların sezgisel olarak anladığı şeyleri yapabiliyor ve muhtemelen yakında sesimizden çok daha fazlasını okuyabilecekler. Bu durum gizliliğin korunmasıyla ilgili temel soruları gündeme getiriyor.
Ses verileri neden hakkımızda bu kadar çok şeyi açığa çıkarıyor?
Aalto Üniversitesi'nde konuşma teknolojisi profesörü Tom Bäckström şöyle açıklıyor: “Biri konuştuğunda, konuşma sinyali o kişinin sağlığı, kültürel geçmişi, eğitim düzeyi vb. hakkında pek çok bilgi içeriyor.”
Bu bilginin, insanlar farkında olmasa bile dil yoluyla aktarıldığını sürdürüyor.
Tonlamadaki veya kelime seçimindeki ince kalıplar siyasi tercihlere dair ipuçları sağlayabilir. Solunumun özellikleri veya ses kalitesi belirli sağlık durumlarıyla bağlantılı olabilir. Bilgisayarlar bugün zaten bu sinyalleri analiz ediyor ve teknoloji giderek daha hassas hale geliyor.
Özellikle patlayıcı olan şey, dil hizmetlerini doğrudan kullanmayan kişilerin bile etkilenebilmesidir. Sesiniz diğer kişilerin kayıtlarında arka plan gürültüsü olarak yakalanabilir.
Duyurudan sonra devamını okuyun
Hangi tehlikeler tehdit ediyor?
Bu teknoloji, davranışın izlenmesi veya değerlendirilmesi konusunda tamamen yeni yaklaşımlar sunmaktadır. Örneğin, ses kayıtlarından elde edilen tıbbi bilgiler sigorta primlerini etkileyebilir veya ilaçların hedeflenen pazarlanmasında kullanılabilir.
Veya reklam, daha yüksek fiyatlar talep etmek için kullanıcının duygusal durumundan yararlanabilir.
Ayrıca kişisel saldırı riski de vardır: taciz, takip, şantaj veya kamuoyunun teşhiri. İşverenler, veteriner çalışanlarını göndermek veya adayları taramak için ses kayıtlarından kişisel bilgileri çıkarabilir. Eski partnerler bu tür araçları takip veya taciz amacıyla kullanabilir.
Bäckström, “Gözetim korkusu ya da insanların sürekli izlendiklerini hissetmeleri nedeniyle onurlarının yitirilmesi, psikolojik olarak zaten zararlıdır” diye uyarıyor.
Araştırmacılar korumayı nasıl geliştirmek istiyor?
İstismarın önlenmesi için koruma şarttır. Gelecekte tek bir telefon veya video görüşmesini bile kaçırmak istemiyorsanız, muhtemelen yalnızca kesinlikle gerekli bilgilerin içeri girmesine izin veren filtreler kullanmanız gerekecektir.
Bäckström'e göre önemli bir yaklaşım, özel bilgilerin paylaşılmadan önce filtrelenmesidir. Ses, buluta gönderilmek yerine yerel olarak telefon veya bilgisayarda işlenebilir.
Seslerin yalnızca belirli bir yerde kaydedilmesini veya duyulmasını sağlamak için akustik teknolojilerden yararlanılabilir. Kriptografik yöntemler, ses verilerini yalnızca yetkili alıcılar tarafından işlenebilecek şekilde şifrelemenize olanak tanır.
2019'da Bäckström ve diğer birkaç kişi, ses teknolojisinde gizlilik ve güvenlik üzerine uluslararası bir araştırma ağı kurdu. Ekip yakın zamanda sektörün en önemli sorularından birine cevap verebilecek bir araç yayınladı: Ses kaydında ne kadar bilgi var?
Backström şöyle açıklıyor:
“Gizliliği sağlamak için, yalnızca belirli miktarda bilginin açığa çıkabileceğini belirtirsiniz ve ardından bunu sağlayacak bir araç geliştirirsiniz. Ancak konuşma söz konusu olduğunda, içinde ne kadar bilgi bulunduğunu gerçekten bilmiyoruz.”
Yeni ölçüm, bir ses klibinde ne kadar bilgi bulunduğunu kaydeden ilk ölçümdür. Ton veya dil içeriği gibi bir kaydın özelliklerine göre konuşmacının kimliğini daraltmanıza olanak tanır.
Kullanıcı arayüzlerinin yapması gerekenler
Veri koruma sadece teknik bir konu değil, aynı zamanda kullanıcı psikolojisi ve algısının yanı sıra kullanıcı arayüzü tasarımıyla da ilgili bir konudur.
Bäckström, “Arayüz, bir etkileşimin ne kadar özel olduğunu iletmenin yollarını sağlamalıdır” diyor.
Aynı zamanda kazara bilgi sızıntısını veya yanlış eylemleri önlemek için sistemin yeterliliğini veya güvenilirliğini de aktarmalıdır. “Bunları uygun şekilde iletmek, bir hizmete uzun vadeli güven oluşturmaya yardımcı olur” diye ekliyor.
Bäckström için veri koruma endişelerini dikkate almak bir yük olmak zorunda değil, hatta bir ürün veya hizmetin iyileştirilmesine bile yardımcı olabilir. Örneğin sesten özel bilgiler çıkarıldığında daha az veri iletilir, bu da ağ trafiğini azaltır ve maliyetleri azaltır.
Kendisi şu sonuca varıyor: “Genellikle gizlilik ve faydayı karşıt güçler olarak düşünüyoruz, ancak birçok gizlilik teknolojisinin aynı zamanda fayda avantajları da var.”

Bir yanıt yazın