Almanya’da koruma arayan mültecilerin uygun bakıma ihtiyaçları var. Bu nedenle 24 Eylül’de federal ve eyalet hükümetleri sığınma ve mülteci politikasına yönelik bir önlem paketi üzerinde anlaşmaya vardı. Kararlar aynı zamanda sağlık sektörünü de hedef alıyor ve özellikle dört noktayı ilgilendiriyor:
- Elektronik sağlık kartı: Federal eyaletler zaten sığınmacılar için elektronik sağlık kartları sunabiliyor ancak bu bazen çok fazla bürokratik çaba gerektiriyor. Bu nedenle federal hükümet, federal eyaletlerin mültecilere yönelik sağlık kartını çok az idari çabayla sunmasını kolaylaştırmak için yasal gereklilikleri oluşturuyor. Tıbbi bakımın hizmetlerinin ve finansmanının kapsamı, Sığınmacılara Yardım Yasası (AsylbLG) çerçevesinde değişmeden kalmıştır.
- Aşı koruması: Bulaşıcı hastalıkların yayılmasını önlemek için yeterli aşı koruması gereklidir. Mültecilere aşı sağlanmasına ilişkin ülke çapında tek bir standart düzenlenmiştir. Sorumlu yerel makamlar aynı zamanda sığınmacılara gerekli aşıların erken bir aşamada yapılmasını da sağlıyor. Bu, sığınmacı grubunun erken bir aşamada genel nüfusla karşılaştırılabilir düzeyde aşı korumasına sahip olmasını sağlar.
Robert Koch Enstitüsü (RKI), tavsiyeleri ve bilimsel uzmanlığıyla federal eyaletleri sürekli olarak desteklemektedir. RKI, onlarla ve Daimi Aşılama Komisyonu (STIKO) ile koordineli olarak, sığınmacılara Almanya’ya vardıktan sonra erken aşı uygulanmasına yönelik bir konsept geliştirdi. Amaç, federal eyaletlerin mültecilere aşı sağlama konusunda tek tip bir yaklaşıma ulaşmaktır.
- Psikoterapötik tedavi: Bize gelen insanlar çoğu zaman menşe ülkelerindeki en kötü fiziksel ve psikolojik şiddeti yaşıyorlar. Sıklıkla travma yaşarlar. Bu mültecilere iyi bakımın sağlanması önemlidir. Bu nedenle doktorlara, psikoterapistlere ve psikososyal kurumlara travma yaşayan mültecilere sürekli tedavi sağlama yetkisi verilmelidir.
- Birincil tıbbi bakım: Dil becerileri nedeniyle tıbbi becerilere sahip mülteciler, ilk kabul merkezlerinde bakım alırken çok önemli bir yardımcı olabilirler. Bu nedenle tıbbi asistanların kabul tesislerinde Alman doktorlarla birlikte destek verebilmeleri gerekmektedir.
Bir yanıt yazın