Donald Trump'ın Kazma Dağı nükleer tesisine saldırı tehdidinde bulunmasıyla ABD ile İran arasındaki gerilim tırmanıyor. Gelin bu hassas durumun ayrıntılarını öğrenelim.
Yayınlandığı tarih
ABD ile İran arasındaki gerilim yeni kritik seviyelere ulaşıyor. Başkan Donald Trump, ülkesinin saldıracağını açıkladı Kazma Dağı Natanz'a birkaç kilometre uzaklıkta bulunan bir İran nükleer tesisi, “çok yakında ve çok yoğun bir şekilde”.
Bu tehdit, ABD'nin İran'ı bombaladığı, askeri gerginliğin arttığı bir dönemde geldi.Üst üste 11. gece Savunma Bakanı Pete Hegseth ise çatışmanın maliyetinin şu seviyeye ulaştığını belirtti: 37,5 milyar dolar.
Kazma Dağı: yeraltı nükleer sahası
Kazma Dağı olarak da bilinir Kūh-e Kolang dağın derinliklerine kazılmış tüneller ve yapılardan oluşan bir komplekstir. Yapılan analizlere göreBilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü (IŞİD) site şu adreste yer almaktadır: 100 metre yeraltı ve işleyişi hala belirsizdir.
Tesis, Natanz'daki benzer bir tesisin yıkılmasının ardından 2026 yılında Tahran tarafından santrifüj montaj merkezi ilan edilmişti.
Ancak uzmanlara göre santrifüjlerin veya diğer nükleer teknolojilerin varlığı ABD saldırısını tetikleyebilir.
Kazma Dağı'na saldırının zorlukları
Kazma Dağı'nı vurmak kolay bir iş olmayacaktı. Alanın derinliği ABD'nin konvansiyonel cephaneliğindeki en güçlü bombaları bile barındırıyor. Devasa Mühimmat Delici (MOP).
Kelsey Davenport, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Politikası DirektörüSilahların Kontrolü Derneği şunu belirtti “Sitenin yok edileceğinin garantisi yok”.
Analistler kara kuvvetlerinin veya sabotaj operasyonlarının daha etkili olabileceğini öne sürüyor. Ancak bombaların kullanılması devam eden inşaat çalışmalarını tehlikeye atabilir ve herhangi bir yeniden inşa girişimi için erken uyarı sistemi sağlayabilir.
İran santrifüjleri: çözülmemiş bir gizem
İran'daki santrifüjlerin yeri ve durumu bir muamma olmaya devam ediyor. Tahran izin vermediUluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) 2026'dan itibaren santrifüj üretim tesislerine erişim izni verilecek. Savaştan önce Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'ın nükleer madde zenginleştirmediğini söylemişti.
Ancak UAEA'nın güvenlik önlemlerinden sorumlu eski genel müdür yardımcısı Olli Heinonen, İran'ın daha fazla endüstriyel bağımsızlığa sahip daha karmaşık bir program geliştirdiğini söyledi. Heinonen'e göre, 20 site ülke çapında santrifüjler üretmiş olabilirler, bu da ABD'nin tüm tesisleri yok etmesini zorlaştırıyor.
ABD ile İran arasındaki gerilim artmaya devam ederken durum karmaşık ve belirsizliğini koruyor. Trump'ın sonraki hamleleri ve Tahran'ın tepkisi çatışmanın gidişatını belirlemek açısından hayati önemde olacak.

Bir yanıt yazın