Macaristan: Peter Magyar'ın Vahşeti

Peter Magyar'ın Macaristan'daki seçim zaferinden bu yana Avrupa'da büyük bir rahatlama oldu ve haklı olarak da öyle. Komünist sistemin çöküşünden sonra Viktor Orbán şu dersi aldı: “Bunun bir daha başımıza gelmemesi gerekiyor; bunu yapmak isteriz!” Ülkeyi önceki yöneticilere benzer şekilde mutlakiyetçi bir şekilde yönetti.

Magyar ülkesini tekrar liberal bir demokrasiye dönüştürme sözü verdi. Ancak bunu Orbán'dan beklenebilecek düzeyde bir vahşetle yapıyor. Magyar, hiçbir suçu olmadığı halde başkanı görevden almaya zorluyor. Onun üçte ikilik çoğunluğunu engellediği henüz fark edilmeyen Anayasa Mahkemesi'ne yönelik saldırısı da aynı derecede endişe verici. AB bu konuda sessiz kalıyor ve Almanya'da da çoğunluk Başbakan'ın davranışından memnun.

Ama amaç, araçları haklı çıkarır mı? Açık toplumun filozofu Karl Popper'ın yazdıkları hâlâ geçerli. “Demokraside genel seçim kurumu çok önemli bir rol oynasa da, demokrasi yalnızca çoğunluğun yönetimi olarak nitelendirilemez.” Çoğunluk, çoğunluğun diktatörlüğü anlamına gelmez.

Her demokratik hükümet, yalnızca kısa bir süre için çoğunluğu temsil ettiğine ve her an yeniden azınlık haline gelebileceğine ikna edilmelidir. Bu nedenle demokratik gelenekler ve anayasa gereği azınlığa saygı göstermek zorundadır. Bu, özellikle üçte iki çoğunlukla değiştirilebilir, ancak bir el hareketiyle değil, anayasal olarak.


Yayımlandı

kategorisi

yazarı:

Etiketler:

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir