Risk finansal olmayı bırakıp kişisel hale geldiğinde

Jeoekonomik çatışma, teknolojik hızlanma, yanlış bilgilendirme, sosyal kutuplaşma ve çevresel baskı artık izole edilmiş tehditler olarak işlev görmüyor. Birbirlerini güçlendirirler ve sonuçta düşündüğümüzden çok daha üzücü bir şeye neden olurlar: insanların günlük işlerinde düşünme, hissetme ve hareket etme biçimleri. On yılın en büyük değişimlerinden biri, belirsizliğin dönemsel olmayı bırakıp yapısal hale gelmesidir. Artık sadece bir dizi spesifik kriz ve dayanıklılık dönemi değil, çalışma hayatına nüfuz eden sürekli bir gerilim söz konusu. İnsanlar ve kuruluşlar uyarı modunda daha düzenli çalışırlar. Ve o hal uzadıkça o halin bedeli yüksektir. Yorgunluk, karar vermede yorgunluk, odaklanma kaybı ve performansı sürdürmede artan zorluk ortaya çıkar.

Yorgunluk artık geçici değil, sisteme emiliyor. Tıbbi açıdan bakıldığında bu gayet iyi bilinmektedir. Uzun süreli stres, dengesizlik ve kontrolü kaybetme hissi, kardiyovasküler sorunlara, anksiyete bozukluklarına, depresyona ve yorgunluğa katkıda bulunabilir. Ancak bu tür etkiler genellikle 'kişisel' bir sorun olarak görülüyor; aslında bunlar ciddi bir 'örgütsel' sorundur. Daha az katılım, daha fazla devamsızlık, daha fazla hata, bitkin liderler; bunlar tesadüf değil, sağladığından daha fazlasını isteyen bir ortamın işaretleridir. Bu gerilim teknolojiyle daha da artıyor.

Dünya Ekonomik Forumu'nun kendi raporu, teknolojinin, özellikle de yapay zekanın hızlanmasının hem bir fırsat hem de büyük bir risk kaynağı olduğu konusunda uyarıyor. Verimlilik vaadi, artan bilişsel yük, daha hızlı çalışma döngüleri ve sürekli bir eskime hissi ile bir arada var oluyor. Bu insani maliyeti göz ardı etmek ve riski azaltmamak, onu hiç azaltmamak anlamına gelir; aslında onu yerinden eder ve çoğaltır. O halde bu bağlamda refahı bir aksesuar, bir kültür projesi olarak görmeye çalışmak stratejik bir hatadır. Küresel Riskler Raporu 2026, sağlık ve refahtaki azalmayı, daha geniş sistemik faktörlerle yakından ilişkili yeni bir risk olarak açıkça kabul ediyor. İnsanların bu süreçte kendilerini yıpratması durumunda riskler orman yangını gibi yayılır.


Yayımlandı

kategorisi

yazarı:

Etiketler:

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir