insanın en karanlık yanını ortaya çıkaran rahatsız edici Latince ifade

Antik çağ düşünürlerinin bıraktığı pek çok Latince ifade arasında çok azı “” kadar etki yaratıyor.homo homini lupus”, birebir çevirisi “insan insanın kurdudur”.

Bu Latince ifadeYüzyıllar boyunca alıntılanan ve yeniden yorumlanan bu eser, insanlığın durumuna ilişkin bir uyarı içermektedir ve bu, kuralların ve sınırların olmadığı durumlarda insanın kendi kendisinin düşmanı olabileceği fikrini içermektedir.

Her ne kadar genellikle filozofa atfedilse de Thomas Hobbesbunu işinde kullanan De Cive (1642) insanın doğal şiddetine karşı bir fren olarak Devlet'e olan ihtiyacı haklı çıkarmak için, onun kökeninin çok daha eski olduğunu söyleyebiliriz.

Bu ifade ilk kez Romalı şairin yazdığı Asinaria adlı komedide karşımıza çıkıyor. Titus Maccio Plautus MÖ 2. yüzyılda şunu belirtiyor: “Lupus est homo homini, non homo, quom qualis sit non novit” (“İnsan, diğerinin kim olduğunu bilmediğinde insan değil, kurttur”).

Orijinal bağlamında, Plautus Dostluk ya da empati bağı olmadan birbirleriyle karşı karşıya gelen insanlar arasındaki zulmü ve güvensizliği anlatmak için kurt metaforunu kullandı.

Yüzyıllar sonra, Hobbes Devletin gücünün, korku ve bencilliğin yönlendirdiği insanlığın kaosundan kaçınması gerektiği bir politik teori inşa etmek için bu fikri benimsedi.

Gerçekliğinin ötesinde“homo homini lupus” insan doğasına dair karamsar bir bakış açısını temsil ediyor. Bu yoruma göre insan, en ilkel haliyle, hayatta kalma içgüdüsü, hırs ve şiddet güdüsüyle hareket eder, başkalarına karşı yırtıcı bir hayvan gibi davranır.

Bu fikir diğerlerine karşıdır felsefi akımlar daha iyimser, mesela Jean Jacques Rousseauşunları ifade etti: “insan doğası gereği iyidir”ve onu yozlaştıran şey toplumdur.

Bunun yerine, HobbesKurallar veya otorite olmasaydı, insan hayatı, ünlü Latince “bellum omnium contra omnes” ifadesiyle özetlenen, “herkesin herkese karşı” sürekli bir mücadelesine dönüşürdü.

Kavramı homo homini lupus Ayrıca Çatışma, rekabet veya gücün kötüye kullanılması durumlarıyla ilişkili olması, kişisel çıkarların işbirliğine üstün geldiği yer. Şu anda anlamı, hem eşitsizlik ya da savaş gibi sosyal olguları hem de bencillik, rekabet veya empati eksikliği gibi günlük tutumları tanımlamak için kullanılıyor.

Bu noktada deyim, insan davranışının aynası işlevini sürdürerek hırsın veya korkunun insanın en yıkıcı yanını nasıl gün yüzüne çıkarabileceğini ortaya koyuyor.

İki bin yıldan fazla bir süre önce yazılmış olmasına rağmen, “Homo homini lupus” olağanüstü bir sembolik gücü koruyor.

Felsefi, psikolojik ve sosyal alanlarda insanın yıkıcı dürtülerini içeren kurumlara, yasalara ve etik değerlere duyulan ihtiyaç konusunda bir uyarı olmaya devam ediyor. Bugün bu ifade sıklıkla kriz, şiddet veya aşırı bireycilik bağlamlarını yansıtmak için kullanılıyor.

Çağdaş savaşlardan ekonomik rekabete veya sosyal izolasyona kadar, insanların en büyük düşmanları gibi davranabileceği fikri yeni biçimler ve yankılar kazanıyor. Popüler kültürde bile, akıl ve barbarlık arasındaki insani ikiliği araştıran dizi, film ve romanlarda alıntıların yer almasıyla etkisi açıkça görülmektedir.


Yayımlandı

kategorisi

yazarı:

Etiketler:

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir