Bu yıl tüberkülozla mücadele açısından önemli bir yıl: Eylül ayında BM üyesi ülkeler, dünya çapında bu hastalıkla daha iyi mücadele etmek amacıyla ilk kez New York’ta tüberküloz konusunu ele alacaklar.. Berlin’deki toplantı aynı zamanda BM konferansına hazırlık işlevi görüyor. Aynı zamanda on yıl önce kabul edilen tüberkülozla mücadeleye yönelik Berlin Deklarasyonu’nun hedefleri de bir kez daha teyit ediliyor.
Tüberküloz tedavi edilebilir ve genellikle antibiyotik tedavisi ile tedavi edilebilir. Tedavinin tamamen başarılı olabilmesi için hastalığın erken tanınması ve tutarlı bir şekilde tedavi edilmesi gerekmektedir. Erken evrelerde tedavi ile bulaşma riski de azalır. Hastaların hepsinin bulaşıcı olması şart değildir: neredeyse yarısı bulaşıcı, açık akciğer tüberkülozundan değil, diğer türlerinden muzdariptir.
Tüberküloz, dünyada tek bir enfeksiyon etkeninden kaynaklanan ölümlerin önde gelen nedenidir. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) tahminlerine göre yalnızca 2016 yılında 10,4 milyon kişi tüberküloza yakalandı ve yaklaşık 1,7 milyon kişi hayatını kaybetti. Bu, dünya çapında her gün 4.500’den fazla kişinin bu hastalıktan öldüğü anlamına geliyor. Küresel toplum, tüberkülozu 2030 yılına kadar ortadan kaldırmak gibi iddialı bir hedef belirledi.
Almanya’da tüberküloz kontrolü, diğerlerinin yanı sıra Alman Tüberkülozla Mücadele Merkezi Komitesi (DZK) ve Borstel Araştırma Merkezi (FZB) ile karşılıklı ve yakın ağ oluşturularak Robert Koch Enstitüsü (RKI) liderliğinde koordine edilmektedir.
Dünya Tüberküloz Günü, 24 Mart 1882’de tüberküloz patojenini keşfettiğini açıklayan bilim adamı Robert Koch’u onurlandırdı. Böylece tüberküloz teşhis edilebilen, tedavi edilebilen ve iyileştirilebilen bir hastalık haline geldi.
Bir yanıt yazın